17 Kasım 2012 Cumartesi

Akrep burcuysanız ve yükseleniniz Balık ise?


Sevgili la petite dostları,


Çok değerli astrolog arkadaşım Şebnem Cebbaroğlu ile sizin için hazırladığımız Akrep kadınlarının sonuna geldik. Biz sizlere sunum hazırlarken çok eğlendik umarım sizlerde zevk almışsınızdır.


Akrep serisinin sonuncusu Akrep burcuysanız ve yükseleniniz Balık ise :


Güzelliklere, sevgiye önem veren, rahatina düskün karar vermekte zorlanan birisiniz. Düşlerinizin ve duygularınızın anlaşılmasıyla zarar göreceğinizi düşünür, içinize kapanırsınız.

Aşk konusunda duygusal, cinsellikte güçlüsünüz. Başak burcu erkeği sizi mutlu edebilir.

Kısa boy, çabuk kilo alabilen ve etli yapı görülebilir. Kol ve bacaklar kısa olabilir. Ten  soluktur. Hülyalı bakan gözler dikkat çeker. Açık renk göz olabilir. Omuz yapısı düşüktür. Kalçalar düz olabilir.

Su-su grubu olduuğundan oldukça duygusal ve romantik kombinasyonlar onlara göredir. Su yeşilleri, maviler, ipekler, tüller vazgeçilmezleridir. Bahriyeli teması olan kıyafetleri de seçebilirler. 

16 Kasım 2012 Cuma

Akrep burcuysanız ve yükseleniniz Kova ise?


Sevgili la petite dostları,


Çok değerli astrolog arkadaşım Şebnem Cebbaroğlu ile sizin için hazırladığımız çalışmalar devam ediyor. Son olarak Akrep burcuysanız ve yükseleniniz Oğlak ise demiştik.




Bugün de Akrep burcuysanız ve yükseleniniz Kova ise diyeceğiz :


Aşk ilişkilerinizde duygularınızdan çok cinselliğe önem vereceksiniz. 

Genellikle kısa veya orta boyludur. Cilt kadife gibidir. Gözler genelde siyahtır.  Saçlar düz olabilir. Vücut çok kilolu olmaz.

Siyah, bedene oturan kıyafetlerden ve dekolteden ayrılmazlar.

Pratik kıyafetler de onlar için uygundur. Cepli pantalonlar, farklı üst üste giyilmiş bluzlar ve değişik renlerin kombinasyonu akrep yükselen kovayı anlatabilir. 













15 Kasım 2012 Perşembe

Akrep burcuysanız ve yükseleniniz Oğlak ise?



Sevgili la petite dostları,


Çok değerli astrolog arkadaşım Şebnem Cebbaroğlu ile sizin için hazırladığımız çalışmalar devam ediyor. Son olarak Akrep burcuysanız ve yükseleniniz Yay ise demiştik.



Bugün de Akrep burcuysanız ve yükseleniniz Oğlak ise diyeceğiz :


Oğlak yükselen Akrep burcuysanız içine kapalı, maddi değerlere önem veren, tutumlu, tutucu, kuruntucu, çalışkan biri olursunuz. Iyi plan yapar, zorluklara dayanır, olasılıklar için önlem alır, kararlı davranışlarınızla başarıya gidersiniz.


Orta boy  ya da  kısaca bir boy. İnce ve kemikli bir yapı. Sırt hafif öne doğru eğik durur. Göğüs yapısı dardır. Uzun ve çıkık elmacık kemikleri olabilir. Saçlarınızda genellikle koyu kumral veya  siyahtır.


Oğlak burcu koyu renk kıyafetlerden toprak tonlarından hoşlanır. Uzun mantolar ve şık botlar onları tamamlar. Kaşmir,yünlü kumaşlar sıcak ve şefkatli dokunuşlu trikolar yükselen oğlak olan akrepleri tamamlar.











11 Kasım 2012 Pazar

Şapkaları konuşturan kadın "HANDECHI"







2 sene evvel bir sabah Tosun Paşamla kalktık ve hadi biz evlenelim bari dedik. Aralık başıydı, aralık sonuna da gün aldık.
Ortada hiç bir şeyimiz yoktu, evlenecek günümüz dışında. İnanın her şey imece usulü yapıldı. Handeyi tam da bu vakit tanıdım.
Yahu benim saçım başım yok duvak bana olmaz ancak taç takarım dedim ve sevgili Didem Berkel en yakın arkadaşı Handeyi önerdi.
Bana iki tane harika taç yaptı, tam bana göreydi ikisi de çok komik ve sevimliydi. Yıllar geçti ama bu iki taç benim için değerini hiç kaybetmedi.

O zamanlar bu harika kadını sizlerle tanıştıracak böyle bir platformum yoktu ama şimdi onu bende daha yakından tanıyıp sizlere yazmak istedim.

Handenin cihangirdeki, kendi tarzı ve ruhunu yansıtan evine girdiğim anda allahım burası ne kadar eğlenceli ve sıcak bir ortam dedim.
Her odayı her duvarı karış karış kendi tasarlamış, kendi düzenlemiş her bir metrekaresi yaşanmışlık ve duygu kokuyor. Sizi kendi masalının içine alıyor. Hande ile aslında röportaj yapmak için gitmiştim ama vaz geçtim çünkü bu kadın kendi ile değil yaptıklarıyla yarattıklarıyla anılmak isteyen bir insan onu tanımak için onun yarattığı bir şeyi elinize alıp enerjiyi koklamanız yeterli. PR firmalarıyla da denemiş ama olmamış sıkılmış, Hande öyle uzun cümleler kurup basın açıklaması yapacak bir kadın değil. O kısa cümleler kurup, sadece ürettiklerine ruh katıp doğru kişilere ulaştırmak isteyen bir masalcı. Evet masalcı diyorum çünkü her ne kadar o anlatmasa da her şapkanın bir hikayesi, bir ruhu var. Neyse bu konuya sonra tekrar döneceğim.

Salonun öyle bir köşesine oturdum ki, nereye bakacağımı şaşırdım. Hande içeri bana çay yapmaya gittiğinde yaramaz çocuklar gibi kalkıp her bir şapkayı elledim ve hepsini giymek istedim. Ama kendimi durdurdum, Dolly sen artık 10 yaşında değilsin karıştırma her yeri dedim.
Ama her bir şapka beni giy beni elle beni anla diyordu. Allahım bir an kendimi masalda hissettim, hiç bitmesin istedim. Hangi çocuk masaldan uyanmak ister ki , işte ben böyle bir masalın içindeydim.

Handenin çayımı getirmesi sadece 1 dakika bile olsa ben o masalda sanki bir gün geçirmiş gibiydim, en sonunda dayanamadım Hande dedim ne olur hepsini takayım ve resmimi çek bu harika şapkaları la petite sayfamda yayınlayayım. Ve hemen fotoğraf çekimlerine başladık.

Tabi fotoğrafları çekerken, hepsinin hikayesini sordum. Çünkü bu şapkalar konuşuyordu evet konuşuyordu yanlış duymadınız.
Hepsi kendi hikayesini anlatmak için rengiyle, biçimiyle, kokusuyla konuşuyordu. Hande şapka yapmıyor onları dillendiriyor ve aslında müşterilerine ruhu olan konuşan ve hikayesi olan şapkalar yaratıyor.

Bu şapkalardan bir tanesi vardi ki, neredeyse ağlamamı sağlayacak kadar etkiledi beni. Hande seneler evvel üzücü bir hastalık sonucu babasını kaybetti. Küçük bir kızın babasına olan bitmeyen aşkı  gibi bütün eşyalarını sevgiyle hasretle sakladı. Fakat bir gün karar vermiş, bu eşyaların ruhunu yaşatmalıyım diye.

Aynı babası gibi karizmatik ve tam bir İstanbul beyfendisi gibi ruhu olan bir şapkaya babasının kravatından tasarım yapmış. Şapkayı kafama taktım allahım bir anda Handenin babasıyla tanışmış gibi oldum neredeyse kibarca dizimi kırıp merhaba efendim nasılsınız ben Handenin arkadaşıyım diyecektim. 



Handenin babası kendi stili olan, modayı değil kendi ruhunu kıyafetlerine yansıtmış bir beyefendiymiş. Çorapları şapkası piposu yaka mendili ile tam bir jön. Hande babasını anlatırken gözlerinde babasına olan özlemi ve gururu var.


Başta da bahsettiğim gibi Hande herkes için bir hikaye yaratıyor ve konuşmayı bilmeyen Şapkaları konuşturuyor.

Bar mitzvah, düğün, doğum günü, sünnet, sinagog, vaftiz, kilise her nereye uygun hikaye istiyorsanız size/güne özel şapkalar yapıyor ve onları konuşturuyor. Sadece özel günler için değil günlük yaşantımızda da kullanmak için şapkalar var. 
Sizlerde benim hikayemi anlatan, ruhu olan bir şapka istiyorum diyorsanız mutlaka HANDECHI ile tanışın derim :)

Handecim bana evini ruhunu kalbini açtığın için çokkk teşekkür ederim. Enerjini kattığın her şey için ruhuna sağlık...

Ha unutmadan söyleyeyim, Hande bize yani la petite takipçilerine %25 İNDİRİM veriyor. İndirim YILBAŞINA yani 31 ARALIK 2012 YE kadar devam edecek.
İNDİRİM almak isteyenler lapetitedolly@gmail.com adresine mail atıyor. Size bir kupon gönderiyorum ve onunla HANDECHI markasından İNDİRİMİ alıyorsunuz.






İşte bunlarda flört ettiğim şapkalar :)















Günün la petite rengi "GRİ"



















































Gri genelde silik bir renk olarak bilinir ve moda olmadıkça da çoğu kişinin tercih etmeyeceği bir renktir ama benim stilimde önemli bir rolü vardır, dönem/zaman ne olursa olsun griyi kullanırım.


Grinin kıyafet dışında dekorasyon alanında da ne ifade ettiğini merak ettim ve araştırdım.


*Grinin açık tonları, serinlik ve dinginlik aranan hemen her mekan için uygunmuş.


* Gri bulunduğu ortamda rahatlatıcı bir etki yaratırmış.


* Karmaşa ve tedirginliği azaltırmış.


* Canlı renkler ile kullanıldığında onların enerjilerini azaltırmış.


* Turuncu ile çok iyi bir kontrast oluştururken, beyaz ile kullanıldığında çok şık bir görünüm verirmiş.


* Özellikle açık tonları; oturma odası, salon ve   yemek odalarında kullanılırmış.


* Koyuya yakın tonları çalışma odaları için daha uygunmuş.


kaynak :http://www.dekorguru.com/





10 Kasım 2012 Cumartesi

Akrep burcuysanız ve yükseleniniz Yay ise?


Sevgili la petite dostları,


Çok değerli astrolog arkadaşım Şebnem Cebbaroğlu ile sizin için hazırladığımız çalışmalar devam ediyor. Son olarak Akrep burcuysanız ve yükseleniniz Akrep ise demiştik.





Bugün de Akrep burcuysanız ve yükseleniniz Yay ise diyeceğiz :



Özgür olmak isteyebilir, iyimser düsünceler tasırsınız.
Basın-yayın, turizm, seyahat işletmeciliği, ithalat ve ihracat ile ilgili işlerde çalışabilirsiniz.

Sevgi ve aşk konusunda havai olabilirsiniz.

Uzun boy ince ve düzgün yapı görülür. Omuzlar sportif ve geniştir.  Baş dar ve uzundur.  Saçlar kestane veya kahve rengi olabilir. Kalça ve baldırlar kaslı olabilir.

Sportif ve seksapel  aynı potada erimelidir. Süetler, deriler, ketenler, deri ceketler ve safari tarz bu karışım için idealdir. Büyük çantalar ve şık valizler yay destekli akrep için idealdir.



9 Kasım 2012 Cuma

Bildiğim tek bir şey var tek bir kanala IŞIĞA bağlıyız gerisi boş...




Bu aralar yaptığım işle ile ilgili sürekli fikirler geliyor ama tabi olduk olmadık yerlerde geldiği için ve not almaz isem unuttuğum için sürekli olarak defter kalemle dolaşıyorum.
Dün Kabala dersine başlamadan evvel de bir anda bir kaç tane fikir geldi ve hemen not aldım. Gün içinde onları biriktiriyorum akşamları da gelip okuyorum.

Bu sabah fikirlerden birini yapmak için oturdum bilgisayara araştırmalar yaparken, takip ettiğim stil öğretmenlerinden birinin benim not aldığım cümlenin aynısını kendi duvarında paylaştığını gördüm.

Vallahi dedim pes, bunu başkasına anlatsam inanmaz.

Ve hemen aklıma öğrendiğim harika Kabalistik bir hikaye geldi, sizlerle de paylaşmak istedim.

Çok değerli bir Kabalist öğretmen, Kabalanın öğretisinin kitabı olan Zohar da, anlaşılması zor olan bir paragrafı aylarca çözmek için uğraşmış.
Gecesini gündüzüne katmış ve aylar sonra sonunda çözmüş. Heyecanlı bir şekilde öğrencilerine anlatacağı zamanı beklemiş.

Ertesi sabah soluğu öğrencilerinin yanında alır almaz, hemen sormuş.
Sizce Zoharın bu paragrafında ne anlatılmaya çalışılıyor.
Bir öğrenci hemen el kaldırmış ve değerli Kabalistin aylarca uğraştığı paragrafı 10 dakikada bütün sınıfa anlatmış.

Tabi öğretmen bozulmuş ve duruma anlam veremeyerek soluğu kendi gibi değerli bir Kabalistin yanında almış.
Arkadaşına demiş ki ben sanırım iyi bir öğretmen değilim. Karşısındaki sormuş hayırdır ne oldu.
Bir paragrafı oturdum aylarca çalıştım fakat bugün öğrencilerimden biri 10 dakikada paragrafı çözdü.

Arkadaşı bilgece bakmış ve ona şöyle demiş.
Evrende şöyle bir enerji vardır, bir bilgi her nerede olursa olsun ortaya çıktığı anda her yerde çıkmış demektir.
Sen bu kanalı açtın oda o kanaldan kolayca bu bilgiyi aldı, sen bu bilgiyi çözmeseydin öğrencin de asla o bilgiyi bu kadar çabuk yorumlayamazdı.

Bizler bazen şu kişi fikrimizi çaldı yada tasarımlarımın aynısını yaptı diyoruz. ama kim bilebilir ki o tasarımın yada fikrin cümlenin asıl tohumunu kim attı, kim ortaya çıkardı?
Benim dün akşam kendi defterime aldığım not belkide evrende çoktan belirmişti belkide bu fikri ben çıkardım başkalarına ilham oldu bunu allahtan başka kim bilebilir ki :)

Bildiğim tek bir şey var tek bir kanala IŞIĞA bağlıyız gerisi boş...

hepinizi seviyorum 
la petite Dolly

Not: Kabalistik hikaye bire bir böyle olmayabilir hatırladığım kadarını yazdım :)