31 Ekim 2012 Çarşamba

Bu haftanın la petite STİL ismi FRIDA KAHLO


Hepinize harika bir hafta dilerim.
Umarım bayramınız, kimine göre de tatiliniz iyi geçmiştir :)


Bu haftanın la petite STİL ismi FRIDA KAHLO
Yirminci yüzyıl popüler kültür ikonu haline gelen ve kendi stili, hayata bakışı, inişli çıkışlı özel yaşamı, politik görüşleriyle kendinden sıkça bahsettiren Meksikalı ressam "Magdalena Carmen Frida Kahlo Calderon" (6 Temmuz 1907 - 13 Temmuz 1954)
İnsanın ruh yolculuğuna başlarken belirli bir potansiyel ile doğduğunu fakat bu potansiyeli açığa çıkarmanın tamamen kişinin elinde olduğunu düşünüyorum.
Başımıza gelen her kötü koşul veya olumsuzluklar da bile inançla, tutkuyla, sebatla, sabırla, inatla devam etmenin meyvesini yiyoruz.
Hatta bilenleriniz bilir, Kabalistik astroloji haritasına baktırdığınız da da, astroloğa sorular sorarsınız "Filanca Hanım peki ben POP STAR olabilir miyim, eğer haritanızda yok ise diyecek bir şey yok ama eğer haritanızda potansiyel gözüküyorsa seçimlerinizle ve çabalarınızla olabilirsiniz diye cevap verir."

İşte tam da böyle bir hayat hikayesini yansıtıyor Frida Kahlo.

1907 yılında Mexico City’nin güneyindeki Coyoacan’da, Macar Yahudisi fotoğrafçı Wilhelm Kahlo ve Kızılderili asıllı Matilde Calderon Gonzales’in dört kızından üçüncüsü olarak dünyaya geldi.
Altı yaşındayken geçirdiği çocuk felcinin sonucu olarak bir bacağı özürlü kalmış, kendisine "Tahta Bacak Frida" denmişti. Bu da yetmezmiş gibi 17 Eylül 1925'te 19 yaşındayken okuldan eve dönerken bindiği otobüsün tramvayla çarpışması sonucu çok kişinin öldüğü kazada, trenin demir çubuklarından birisi Frida’nın sol kalçasından girip leğen kemiğinden çıkmıştı. Kazadan sonra tüm hayatı korseler, hastaneler ve doktorlar arasında geçecek; omurgası ve sağ bacağında dinmeyen bir acıyla yaşayacak, 32 kez ameliyat edilecek ve çocuk felci nedeniyle sakat olan sağ bacağı 1954’te kangren yüzünden kesilecektir.

Buraya kadar olan kısmında size sormak istiyorum kaçımız devam etmeyi seçeriz, kaçımız yeter artık olan oldu oturalım evimizde kaderimize katlanalım bari deriz ???
Bana soracak olursanız, bu kadarı bile başımıza gelmeden bir çoğumuz yeter artık diyoruz. Neyse bu hikayeleri de paylaşıyor olmamın nedeni, biz PES edenlere ilham olsun diye zaten :)

6 yaşında özrüyle baş etmesini bilen Frida, 19 yaşında da geçirdiği bu acı olaydan kendini nasıl kurtaracağını bildi. Ailenin de ona yardımı büyük. Burada bu konuyu atlamadan geçemeyeceğim, başımıza her ne gelirse gelsin olduğumuz ortamda bizi potansiyelimize yönlendiren kişilerin çabaları hiç bir zaman gözümden kaçmamalı. Çünkü böyle dönemlerde ya sizi Kurban rolü oynatacak ah vah diyecek kişiler çıkar yada ok madem öyle bunu senin yararına nasıl çeviririz diyenler çıkacak. Tabi ki bu noktada bizim kimi dinleyeceğimiz de önemli bir detay :) 
Şükür ki Frida ailesini dinlemiş ve kazadan sonra evinde ki yatağında acıdan kaçmak için resim yapmaya başlamış. Yatağının tavanındaki aynaya bakarak oto-portreler yapmış. İlk otoportresi de "Kadife Elbiseli Otoportre" (1926)
1927 yılı sonunda yürümeye başlayan Kahlo, bu dönemde sanat ve politika çevreleri ile yakınlaşmaya başlamış. Kübalı önder Julio Antonio Mella ve fotoğraf sanatçısı Tina Modotti ile tanışıp yakın arkadaş olmuş. Birlikte, dönemin sanatçılarının davetlerine, sosyalistlerin tartışmalarına katılmaya başlamış. Kahlo, 1929’da Meksika Komünist Partisi’ne üye olmuş.

Resim çizmeye devam eden Kahlo, arkadaşı Tina Modotti aracılığıyla Meksikalı Michalangelo olarak anılan ünlü ressam Diego Rivera ile tanıştı 21 Ağustos 1929’da evlendi. Çiftin, fırtınalı bir evlilik yaşamları oldu.
Sanatçı, ikinci otoportresini evlendiği yıl yaptı (Eser, 2000 yılında bir Amerikalı koleksiyoner tarafından 5milyon USD'a satın alınmış). Aynı yıl Rivera'nın Komünist Parti'den ihraç edilmnesi üzerine Frida Kahlo da partiden ayrıldı. 1930’da eşiyle beraber ABD’ye gitti ve 1933’te Rivera aldığı duvar resmi siparişlerini bitirinceye kadar eşiyle birlikte orada yaşadı. Evliliklerinden iki yıl sonra bir düğün fotoğraflarından yola çıkarak "Frieda ve Diego Rivera" (1931) adlı tablosunu yaptı. San Fransisco Kadın Ressamlar Topluluğu yıllık sergisinde sergilenen bu eser, onun bir sergide yer alan ilk tablosu oldu.
Sık sık sağlığı bozulan Frida, dayanılmaz acılarla başa çıkmak için bütün gücüyle resim yapmış, yalnız ülkesinde değil, Amerika ve Fransa’da sergiler açmıştır. 1938’de New York’ta açtığı sergi ona büyük ün getirdi, 1939’da ki Paris sergisi ile övgüler topladı.
1943’de La Esmeralda adlı yeni bir sanat okulunda öğretim üyeliğine başlayan Frida, sağlık durumu kötüleşmesine rağmen ders vermeyi on yıl boyunca sürdürdü. Sağlık koşulları nedeniyle Mexico City'e gidemediğinden, derslerini evinde veriyordu. Öğrencilerine "Los Fridos" (Frida öğrencileri) denildi.
1948'de yeniden Meksika Komünist Partisi'ne katılmak için başvurdu ve başvurusu kabul edildi.
1950'de omurgasındaki sorunlar nedeniyle hastaneye kaldırıldı ve 9 ay hastanede kaldı. 1953 yılı Nisan ayında Mexico City’de bir kişisel sergi açtı; Temmuz ayında sağ bacağı kesildi.
Frida Kahlo, 13 Temmuz 1954’te, akciğer embolisi teşhisiyle son nefesini verdiğinde; arkasında bıraktığı son tablosu; Yaşasın Yaşam isimli bir natürmorttu. Cenazesi, ertesi gün yakıldı. Külleri, Mavi Ev'de muhafaza edilmektedir. Mavi Ev, 1955'te Rivera tarafından devlete bağışlanmıştır.
*** Yararlanılan kaynak: Vikipedi

Kendine has stili, yaşamı, acıları ve hayatıyla Frida Kahlo bugün bize konu oldu. Umarım bizlerde her şeye rağmen pes etmeden hayallerimize ve potansiyelimize doğru adım adım gittiğimiz bir ruh yolculuğuna sahip oluruz... 

Bu yazıdan sonra bende Frida Kahlo stili olmak istiyorum derseniz diye :)
Handechi markasının, Pera müzesi için hazırlamış olduğu şapkalardan bir çalışma yaptım.




26 Ekim 2012 Cuma

Küçük elleriyle kocaman işler başaran tatlı kadın "EBA ESRA"















































Kendi iç güzelliğini diktiği harika parçalarında görebileceğiniz bir isim daha ESRA.
Nam-ı diğer EBA ESRA

İlk olarak onu kendi kadar renkli olan butiğinde tanıdım.
Küçüklük arkadaşım Lidya, beni o gün Esra ile tanıştırmakla kalmadı.
Esra'nın kalbinden kopup diktiği eteklerden bir tanesini de bana doğum günü hediyesi olarak aldı.
Etek o gün bugün gardırobumun vazgeçilmezleri arasında :)


Küçük elleriyle kocaman işler başaran bu tatlı kadının butiğinden bir parça daha beğendim sizler için.
Olur da, bayram başladı ama halen güzel bir parçam yok diyorsanız Eba Esraya da bir göz atın derim.

24 Ekim 2012 Çarşamba

Akrep burcuysanız ve yükseleniniz Başak ise?





Sevgili la petite dostları,



Çok değerli astrolog arkadaşım Şebnem Cebbaroğlu ile sizin için hazırladığımız çalışmalar devam ediyor. Dün Akrep burcuysanız ve yükseleniniz Aslan ise dedik.



Bugün de Akrep burcuysanız ve yükseleniniz Başak ise diyeceğiz :


Yükselen Basak etkisiyle çevresine ve dostluklara önem veren, herkesle uyumlu iliskiler içinde olmayı isteyen, sabırlı, çalışkan, biri olursunuz. 
Ayrıntılarla uğraşır, her şeyi en ince ayrıntısına kadar inceler, beğenmediğiniz şeyleri eleştirirsiniz. Çaliskanliginiz ve tutumlulugunuz sayesinde basarili olur, mal mülk edinirsiniz. Meslek olarak edebiyat ve basın - yayınla ilgili işler sizin için çok uygundur.

Orta boyludur. Bel incedir. Yüz ve alın yuvarlakçadır, gözler üzgün bakışlı olabilir. 
Soluk beniz belirgindir. Düzgün bir burun ve inci gibi dişler göze çarpar.

Akrep yükselen başak klasik tarz içinde seksi görünmek ister. Blazer ceket içinde seksi  bir bluz ve klasik yırtmaçlı etek ince çoraplar ve yüksek topuk işte size yükseleni başak olan akrep kadını. Aksesuar broş ve büyük boy çanta olabilir.



HOKUS POKUS !



Bugüne kadar hep neyim eksik, bende ne yok ile uğraştım. 
Olmayanı kurcaladım...

Bu konu hem spiritüel, hem fiziksel, hem zihinsele yayılınca kendimi
yorulmuş buldum. Bu kadar spiritüel iş ile uğraşmama rağmen bazen 
zamanı değil ise ne yaparsan yap kafan basmıyor. İşte ben de bir süre 
böyle ortalarda dolaştım.


Günlerden bir gün, sevgili Ayşegül Yücel Gürerk ile Burcu Şahbaz'ın
hayallerini gerçekleştirdiği projeleri Common Purpose - Meridyen 5
etkinliğine katılma şansını elde ettim.

Etkinliklerinden birinde, İdil Türkmenoğlu'nun konuşması beni salladı.
Salladı diyorum çünkü söylediği bir cümle benim basmayan kafamın sanki
düğmesini çevirdi.
Nasıl paslanan ve uzun süredir kullanılmayan motoru çalıştırırsınız,
garip sesler çıkarır belki de biraz duman çıkar ve hoppp sonunda
çalışmaya başlar ise benim ki de o hesap çalışmaya başladı.

İdil Türkmenoğlu aslında çok kolay bir kavramdan bahsediyordu, her
insanın eksik olan yanları var onlar zaten eksik yapacak bir şey yok
tabiki de geliştirilir ama bir yere kadar.
Fakat kişilerin bir de Allah vergisi yetenekleri ve güzellikleri var.
Asıl onların üzerine eğilirsek onları geliştirirsek, eksiklerimizi
görmeyiz ve yeteneklerimiz ile daha fazla tatmin olur motivasyonumuzu
arttırır ve olduğumuz ortamlara da yararlı oluruz.

İşte o gün bugün düşünüyorum, madem hem eksik hem artı yerler var
bunları nasıl dengelerim.
Örneğin, madem minyonum ve çoğu kıyafet olmuyor peki o zaman bende
kendime has parçalar ile güzel bölgelerime dikkati çeker, eksik
bölgeleri kapatırım stilimi öyle yansıtırım dedim.

Aynı benim gibi, hepimizin böyle dertleri olduğuna eminim.
Vücudumuzda bazı yerlerimiz büyük ise bunları kendimize dert edip
üzülüyoruz. Bazılarımız ayna ile küsüyor bazılarımız ise sürekli
aynaya bakıp Allah'ım ben ne yapacağım diyor. (Bu arada sakın yalnış
anlaşılmasın bunları dert etmeyin bol bol yemek yiyin kiloları yapın
şişmanlayıp sağlıksız olun demiyorum aman DİKKAT!)


Bunlardan yola çıkarak size küçük bir çalışma yaptım.


Eğer göğüsleriniz küçük ise siz bundan hoşlanmıyorsanız, bilin ki
kadınları kadın yapan çok güzel bölgelerimiz var. 
Ve bu güzel bölgelere fokus yaparak eksik olan bölgeleri de arka plana almış 
oluyoruz. Yani bir nevi HOKUS POKUS!
Göğüs bölgesi küçük ise ne yapıyoruz; gerdana ve boyuna 
harika bir takı takarak ilgiliyi oraya çekiyoruz.
Hoppp alan memnun satan memnun hem de moraller de memnun :)













23 Ekim 2012 Salı

Akrep burcuysanız ve yükseleniniz Aslan ise?



































Sevgili la petite dostları,




Çok değerli astrolog arkadaşım Şebnem Cebbaroğlu ile sizin için hazırladığımız çalışmalar devam ediyor. Dün Akrep burcuysanız ve yükseleniniz Yengeç ise dedik.



Bugün de Akrep burcuysanız ve yükseleniniz Aslan ise diyeceğiz :


Burcunuz Akrep ve yükseleniniz Aslan ise; hırslı, kararlı, yönetme kabiliyeti gelişmiş, kuşkucu ve kıskanç birisiniz.

Konuşmalarınız ve davranışlarınızla karşı cinsin ilgisini çeker, sevgiye önem verir, tam anlamıyla bağlanacağınız birini ararsınız. Sizin için aşk kadar cinsellikte önemlidir. Eşinizi dikkatli seçer, herkes tarafından beğenilen üstün bir eş istersiniz. Sizi ancak güçlü ve üstün Kova burçları mutlu edebilir.

Boylu poslu, enine boyuna, aslan gibi gösterişli bir vucut vardır. Omuzlar geniş kalça dardır. Bu iri yapıya oranla  baş biraz daha küçüktür. Saçlar yele gibidir.

Giyim çok önemlidir. Özel dikim ve gösterişli kıyafetler önemlidir. Sarıdan kırmızıya tonları kullanabilirler. Kürklerle bezenmiş kıyafetler, aksesuar olarak altının kullanıldığı gösterişli bir yapı vardır.













22 Ekim 2012 Pazartesi

Akrep burcuysanız ve yükseleniniz Yengeç ise?




Sevgili la petite dostları,



Çok değerli astrolog arkadaşım Şebnem Cebbaroğlu ile sizin için hazırladığımız çalışmalar devam ediyor. Dün Akrep burcuysanız ve yükseleniniz İkizler ise dedik.


Bugün de Akrep burcuysanız ve yükseleniniz Yengeç ise diyeceğiz :



Yükselen Yengeç etkisiyle duygusal, hassas, yuvasına ve ailesine bağlı, maddi değerlere önem veren, inatçı, tutucu, kuşkucu ve kıskanç biri olursunuz. 

Yengeç - Akrep karışımı sizi güvensizliğe götürebilir. Yapılanı unutmayan, kinci, kimseye güvenmeyen biri olabilirsiniz. Sır saklamasini iyi bilir, duygularınızı belli etmezsiniz. Sevgiye önem verirsiniz.

Yükselen Yengeçte açık renkli göz belirgindir. Vücut oldukça toplu ve kalça düzdür. Yüzünüz yuvarlak hatlı ve soluk bir teniniz olabilir. Saçlarınız ince telli, açık kahve dalgalı olabilir. El ve ayaklarda küçüktür. 

Tüller, ipekler eski Türk filmlerindeki şapkalı kıyafetler yükselen Yengeç olan Akrep kadınları içindir. Duygusal, çekici su grubu bu kadınlar incilerle bezenmiş su perileri gibi olmak isterler.

Madem inci dedik, Türk filmlerinde ki şapkalar dedik. İkisini bir karede görebileceğimiz el emeği göz nuru olan bu harika şapkayı sizlerle tanıştırmak istiyorum. 






Bu şapka daha hiçbir şey değil daha neler var neler :)
Her bir şapkanın kendine has hikayesi var ve hepsinden sadece 1 tane var.
Handechi markasının yaratıcısı bu tatlı kadın hikaye satmakla kalmıyor, siz hikayenizi anlatıyorsunuz giysilerinizle uyumlu kahramanlar yaratıyor.

Bayramdan sonra sizleri Handechi ile daha yakından tanıştırıyor olacağım beni takip etmeye devam edin...




21 Ekim 2012 Pazar

Akrep burcuysanız ve yükseleniniz İkizler ise?











































Sevgili la petite dostları,


Çok değerli astrolog arkadaşım Şebnem Cebbaroğlu ile sizin için hazırladığımız çalışmalar devam ediyor. Dün Akrep burcuysanız ve yükseleniniz Boğa ise dedik.





Bugün de Akrep burcuysanız ve yükseleniniz İkizler ise diyeceğiz :

Duygularınızla değil aklınızla hareket eder, olayları çabuk kavrarsınız.
Aşk konusunda sevgiye önem verirsiniz. Duygularınızı dengede tutmakta zorlanabilirsiniz. 
İkizler etkisiyle çift kısmetli birisiniz. Hareketli ve neşeli Yay burçlarıyla iyi anlaşabilirsiniz.
Yükselen ikizlerde; uzun ince bir boy ve hareketli bir beden vardır. Kollar , bacaklar ve parmaklar uzuncadır. Gözler ela açık renkli olabilir. Göğüs küçük kalçası büyük olabilir. Cildinizde esmer veya buğday renklidir.
Yarı spor yarı abiye tarz tam size göredir. Kaşmir ipek, ince dökümlü kumaştan yapılmış pantalonlar ve gömlekler tam size göredir.


Lacivert rengi, insanların üzerinde başarılı ve güçlü imajı bırakır.


Lacivert rengi, insanların üzerinde başarılı ve güçlü imajı bırakır. 
Sezgileri güçlendirir ve karar vermeyi kolaylaştırır. 
Düşünce gücünü arttırıcı etkilerinin yanında hafızayı da güçlendiricidir. Sonsuzluğu, otoriteyi ve verimliliği simgeler. 
Lacivert giyen kişiler de kendilerini daha inandırıcı ve karizmatik hissederler o yüzden özellikle iş ve siyaset dünyasındakiler için vazgeçilmez bir renktir. 
Aynı zamanda, fazla göze batmayan bir renk olduğu için toplum içinde çok göze batmak istemeyenler de lacivert'i tercih edebilirler.




20 Ekim 2012 Cumartesi

Akrep burcuysanız ve yükseleniniz Boğa ise?








Sevgili la petite dostları,

Dün de bahsettiğim gibi madem akrep burcuna girdik, akrepten devam edelim dedik.
Veee çok değerli astrolog arkadaşım Şebnem Cebbaroğlu ile sizin için çalışmalar hazırladığımız dan bahsetmiştim.Dün Akrep burcuysanız ve yükseleniniz Koç ise dedik.



Bugün de akrep burcuysanız ve yükseleniniz Boğa ise diyeceğiz :

Boğa yükseliyorsa maddi değerlere önem veren, yükselmeyi hedefleyen biri olursunuz. 
Sabırla çalışır, mesleki ve parasal konularda birikim yaparak zengin olabilirsiniz.
Yükselen boğanın boyu kısaya yakındır. Boyun kalın ve biraz kısa olabilir. 
Omuzlarınız geniş ve beden kiloya meyillidir . Saçlar genellikle kestane rengi ve koyu renktir. Ten buğday renkli olabilir. Göğüs bölümü geniş olabilir.Venüs etkisiyle dişilik daha da ön plandadır. 
Gece davetlerinde uzun tuvaletler kadifeler,ipekler kullanabilirler.Altın ve gümüş renkleri, bol kesimli ve dökümlü giysiler idealdir.
Küçük  fakat etkileyici takılar küçük çantalar kullanabilirler.Boğa ve akrep dişilik ve  zarafeti  buluşturur.








Işığını ve stilini, tasarımlarına yansıtan "Batya Kebudi" ile samimi bir söyleşi...


Hepimiz kendimize has ve eşsiz güzellikte yeteneklerle dünyaya geliyoruz.Bunu bulmak pek kolay olmuyor ve hayat yolculuğumuz boyunca bu yeteneklerimizi bulabilecek mesajlar arıyoruz.
Ruhumuz aslında derinlerde yeteneklerimizin neler olduğunu biliyor ve hayallerimizle karşımıza çıkarıyor. O yüzden hayal ettiğimiz her şey çok değerli.
Gayret sarf ettikçe ve hayallerimizin gerçekleşeceğine olan inancımızı kaybetmedikçe, adım adım misyonumuza doğru ilerliyor ve ışığımızı bu şekilde yansıtabiliyoruz.

Işığını ve stilini yaptığı harika tasarımlara yansıtan isimlerden biri de “Batya Kebudi”. Stilini, renklerin gizemini, kendini dünyaya ifade ediş biçimini sorduk, la petite okurları için yanıtladı.




        İnsanın kendi ruhunu yansıtan stili bulup yansıtması la petite için önemli bir konu, Batya Kebudi'nin ruhunu yansıtan stili 5 kelime ile anlatmak istersen bunlar hangi kelimeler olurdu?

Sade, zarif, modern, ışıltılı ve ilgi çekici

·      Stil kendini dünyaya ifade ediş biçimidir dersek, Batya Kebudi'nin de kendini ifade ediş biçimi "Batya Kebudi tasarımları" diyebilir miyiz? Marka ile ilgili kısaca bilgi alabilir miyiz?

Biliyordum, aksesuara olan merakımın bir gün beni tasarım yapmaya yönelteceğini biliyordum. Her zaman, bir kıyafeti tamamlayan en önemli detayın aksesuar olduğunu düşünürüm. Bu nedenle de bir çok aksesuarım var. Özellikle çıktığım seyahatlerde bir mağazaya girdiğimde zamanın çoğunu mücevherlerin olduğu bölümde geçiririm. Tüm markaların koleksiyonlarını yakından takip ederim. Bu merakım zamanla işimi de etkilemeye başladı. Yıllarca çalıştığım Madame Figaro dergisinde her ay farklı mücevher konuları hazırladım ve tasarımcılarla röportajlar yaptım. Hep bir gün "Bende, bende!" dedim. Bu arada kendim için aksesuar tasarımları yapmaya başlamıştım bile... Tam da bu sıralarda, mesleğinde yıllarını geçirmiş ama artık emekli olmuş yaşlı bir mücevher ustasıyla tanıştım ve ona kendim için yüzükler yaptırdım. Her türlü nazımın geçtiği, beni torunu gibi görmeye başlayan bu usta, bendeki enerjiyi herkesden önce fark edip "Batya, artık bunlardan birer tane değil de biner tane yapsak" diyordu. Bu arada arkadaşlarım da yaptıklarımı çok beğeniyor, kendileri için de takı tasarlamamı istiyorlardı. Ben bu fikri nedense hep erteledim. Taki çok sevdiğim Madame Figaro'nun kapanmasına kadar! Derginin kapanmasının ardından bir süre seyahat ettim. Yurt dışında da tanıştığım herkes bana takılarımı nereden aldığımı soruyordu. Kendi tasarımlarım olduğunu öğrendiklerinde onlar için de yapmamı istediler. İstanbul’a dönünce hep ertelediğim takı tasarımı için artık hazır olduğumu hissettim ve bu kararla hayatımda yepyeni bir kapı açıldı. Ustama gittim ve "Artık hazırım, koleksiyonumu çizdim." dedim. Koleksiyonumun ilk tasarımları o kadar ilgi gördü ki devam etmeye karar verdim! İşte bu "altın serüven" böyle başladı. Çevremdeki insanlar hep ışıltılı göründüğümü söylerler. Bu aslında altının bana verdiği ışığın rengidir, parıltısı hep göze çarpar. Şimdi, bu çok sevdiğim mücevher,  işimin de anahtar kelimesi oldu. Bunun benim için çok güzel bir şans olduğuna inanıyorum. Tasarımlarımı bu düşünceyle hazırladığım için de takılarımın, onları takan herkese şans getireceklerini düşünüyorum. İçimden geleni tasarımlarıma yansıtıyorum, benim büyülü dünyam, benim engün yüreğim... Sizlerle bağım bu şekilde oluyor... 
İçimden gelenler sizinle takı olarak buluşuyor. 


Tasarımlarından bir tanesinin hikayesini bizimle paylaşır mısın?

 Love: Aşk herkesi ve her şeyi aynı çizgide birleştirme gücüne sahip olan, tutku ve masumiyeti, hüznü ve motive edici mutluluğu, sonsuz yaratıcılığı varlığında taşıyan, hayatın kaynağı... Beni hayata bağlayan en önemli duygu... Bu yüzden de koleksiyonlarımda her zaman aşk temalı tasarımlar hazırlamayı sürdüreceğim. Nasıl ki aşk ansızın karşınıza çıkan ve her şeyi değiştiren büyüleyici bir şeyse, Batya Kebudi Love Koleksiyonu da sürekli değişerek ve kendini yenileyerek sizin hayatınızda minik sürprizler yaratamaya devam edecek. Bu koleksiyonu hazırlarken tarihi ve büyük aşk hikayelerinden çok hayatın içinden, eski Yeşilçam filmlerinde gördüğümüz masalsı ama son derece masum, beyaz aşklardan ilham aldım. Bu yüzden de tasarımlarda sade ve basit çizgiler ön plana çıkıyor. Aşkın da en etkileyici yanı herkesin başına gelebilecek kadar basit ama bir o kadar da mucizevi olması değil mi zaten...

·      Renklerin gizemi ile ilgili fikirlerin nelerdir? Renklerin, stilin de ki önemi nedir?

Pembe Altının kadınlara ışıltı kattığına inanıyorum. Ne giyerseniz giyin ama mutlaka pembe altın ile bütünleyin...


·      la petite, kişilerin hayallerini keşfedip pes etmeden aksiyona ulaşmasını çok önemsiyor, hayallerine ulaşmak isteyenler için Batya Kebudi'nin önerileri nelerdir?

Hayalinize ulaşmak için tüm gücünüzle çalışın, evren size yardımcı olacaktır. Dileyin, hayal edin ve bekleyin gerçekleşsin...



Bu samimi ve içten cevaplar için sevgili Batya Kebudi'ye çok teşekkürler.
Batya Kebudi Jewellery koleksiyonundaki ışıltılar gibi sizde kendi stiliniz de parlamak isterseniz www.batyakebudi.com dan tasarımlara ulaşabilirsiniz.


La petite Dolly'nin, BATYA KEBUDİ JEWELLERY deki seçimi:











Akrep burcuysanız ve yükseleniniz Koç ise ?














































Sevgili la petite dostları,

Madem akrep burcuna girdik, akrepten devam edelim dedik.
Veee çok değerli astrolog arkadaşım Şebnem Cebbaroğlu ile sizin için küçük bir çalışma hazırladık.
Akrep burcu olan fakat yükseleni farklı olan kişileri d

e düşünerek gün gün onları anlatan küçük bilgiler vereceğiz ve tabiki yanında harika tasarımlar sunacağım.


Akrep Burcu ve yükseleniniz de Koç ise :

Koç burcunun yükselmesi atılgan, cesur, gözünü budaktan sakınmayan, yenilik ve değişiklik peşinde koşan maceracı biri olduğunuz anlamına gelir.
Koç'un cesaretiyle akrep birleşince başarı kaçınılmaz olur. Gözleriniz ve bakislariniz savaşçıdır. Aşk konusunda cinselliğe önem verir, macera peşinde koşabilirsiniz.

Yükselen koç size ince veya uzunca bir boy verecektir. Atletik beden ve geniş omuzlar dikkat çekicidir, yüz uzun biçimli hatta üçgen şeklinde olur.
Saçlar kahve rengi ve genelde dalgalıdır. Güçlü çene yapısı vardır. Kollar ve bacaklar güçlüdür.

Atletik ve ince bir beden seksi özle karşılaşınca ne olur?
Sportif pamuklu veya keten kıyafetler içinde de seksi görünen kadını oluşturur.
Aksesuar olarak saat, gözlük, sade takılar ve spor çantalar vazgeçilmezdir.
Kırmızı renk de bu görüntüyü destekler.

la petite Dolly'nin sizler için seçimi Lin Jewelry koleksiyonundan harika bir parça.
Bütün koleksiyonda ki her bir tasarım gel beni al sende parla diyor :)


Eğer bu ürünlerden hemen bende sahip olmalıyım derseniz
www.linjewelry.com a tıklayıp tatlı Lin ile tanışabilirsiniz :)

Ürünler kısa bir süreliğine %50 indirimli, kaçırmayın derimmm








Sıradaki yazımız Akrep burcu ve yükseleniniz Boğa ise ...

19 Ekim 2012 Cuma

Karanlıkla aydınlık arasında duran "AKREP"











































Kabalistik olarak Akrep burcuna girmiş bulunuyoruz hepimize şimdiden hayırlı uğurlu olsun.


Öncelikle konuma geçmeden evvel şunu belirtmek isterim ki, astroloji yarın ne olacağını değil kim olduğumuzu, ne tür karakteristik özelliklerle geldiğimizi ve neyi değiştirmemiz gerektiğini söyleyen bir araçtır.
Kabalaya göre burcunuz ne olursa olsun hatta isterseniz astrolojiye ve burçlara inanmayın ama evrenin spiritüel bir hava durumu vardır ve herkes bundan etkilenir.
Akrep ayı, senenin en zorlayıcı aylarından biridir. Fakat bunu şöyle yorumlamayı tercih ediyor kabalistler, bu ay evrende evet zor hava şartları var ama alacağınız önlemlere göre sert mi geçecek yumuşak mı size bağlı olacak. Yani evrende güçlü bir enerji var kullanırsan yararına kullanmazsan zoruna gitmesin,  kontrolsüz güç güç değildir diyor :)


Akrepler genelde hep kötü huylarıyla bilinirler peki nedir bunlar. Kinci, kıskanç, kontrolcü bla bla bla ve bu böyle uzar gider.
Ama ben bunları değil de, bu ay ki enerjiyi düzgün kullanırsak bize nasıl yararlı olurdan bahsetmek istiyorum.

Akrep burcuna bir iş verdiğiniz taktirde mutlaka iş bitirici bir yönü vardır, sizde bu ay ertelediğiniz korktuğunuz yüzleşmek istemediğiniz ne varsa eğer üstünde durursanız bitirme gücünüzü size Akrep enerjisi veriyor ve tabi akreplerin kuvvetli hislerini de bonusumuz olarak sayarsak kimse tutamaz bizi.
Fakat yine kabalistlerin dediği gibi kaçtığımız bir durum karşımıza çıktığı zaman yüzleşmekten korkarsak bu ay bizim için maalesef acı olacak.
Bu ay hata yapacağız belki yüzümüze gözümüze bulaştıracağız, bu durumlarda kendinize de merhametli olun hata yaptığınızı kabul edin, şimdi yaptım ama bir sonrakinde daha kolay atlatacağım deyin. Göreceksiniz ki bunları yaptıkça evrende size bonuslarını yağdırmaya başlayacak :)
Hepimizin bildiği gibi, ne kadar büyük KARANLIK o kadar büyük IŞIK demek.

la petite olarak amacım, ruhsal enerjimize göre stilimizi belirlemek için yararlı bilgileri size sunmak, o yüzden her çalışmamın bir hikayesi var.
Bu kombin çalışmamın da  başlığı "Karanlıkla aydınlık arasında duran AKREP" 

Seksi, tutkulu, çekici, azimli, kararlı ve meydan okuyan havasını, cazibesini enerjisiyle gösteren Akrep kadını "Erişilmezim" değil , "Aldırmazım" demek ister aslında.
Akrep mesajını sessizce verir ama ANLAYANA !