5 Nisan 2013 Cuma

“HAYAT LUGATINDA” PES ETMEK OLMAYAN BİLGE ADAM ‘NASUH MAHRUKİ’


Nasuh Mahruki’yi bende taa bu röportaja kadar sizler gibi uzaktan tanıyan ve başarılarını izleyen biriydim ama ne zamanki onunla karşı karşıya gelip onun gözlerine bakıp başarılar dolu hikayelerini kendi ağzından dinledim o zaman bu adamda görünenden öte bir enerji olduğunu ruhumda hissettim.
Başarılarının ötesinde, mıknatıs gibi insanları çeken olgun bir tavrı ve bilge bir enerjisi var.
Pes etmek kelimesi “hayat lugatında” olmayan. Daima ileriyi hedefleyen bir yaşam çizgisi var. O durmak istese de ruhu ona durması için şans vermiyor. 
Ben her insanın bu dünyaya gelirken bazı sözler vererek geldiğini düşünüyorum. Fakat dünyaya geldiğimiz anda bunların hepsini unutuyoruz. Nasuh Mahruki sanki o süreçten geçmemiş ona unutturulmamışta hepsini hatırlıyor gibi hissettim bir anda :)
Bu röportajı aslında 1 ay evvelden yapmıştım ama onu yazabilmek ve daha çok hissedebilmek için bana hediye ettiği kitabı okuyup bitirmeden yazmak istemedim.
Kitaba başlarken herhangi bir kitaptan farkı yoktu ama şimdi baş ucu kitaplarıma eklenen sırlar dolu bir kitap oldu benim için. Ne sırları mı :)  Ruhumuzun, yaşamımızın ve evrenin sırları!
Nasuh ne demek?
Nus ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdirle uslanmayanı hakkı kötektir diye bir laf vardır. Nus nasihat demek, öğüt demek.Nasuhta nus kökünden geliyor öğütveren demek. Bir diğer anlamı saf ve temiz demek. Bir de kuran da geçiyor nasuh tövbesi denilen bir şey var (nasuh tövbesi yeminini edersen bir daha bozamıyorsun)
- İsimlerin enerjisinin, hayatımıza etkisi olduğunu düşünüyorum.Nasuh isminin sizce, sizin hayatınıza etkileri nelerdir?
Ben yazarım, fotoğrafçıyım, 7 tane kitap yazdım. Öğüt veren bir tarafım var, kısmen adımın özelliklerini taşıdığımı söyleyebilirim.
- Küçükkende hedefleri ve vizyonu olan bir çocuk muydunuz?
Ben çocukluğumda da farklıydım. Çok küçük yaşımdan beri etrafımdakiler de benim farklı bir çocuk olduğumu hep söylerlerdi. 
Nasıl bir farklılık? diye soruyorum. Farklı bir enerjim vardı diye cevap veriyor. (Dolly not: sanırım bunu kelimelere dökmek biraz zor)

Gerisini okumak istiyorsanız lütfen aşağıdaki linki tıklayın 

22 Şubat 2013 Cuma

DÜNYACA ÜNLÜ “KOÇLUĞUN BABASI OLARAK ANILAN – TONY ROBBİNS” İLE HAYAT BİR DAHA ASLA ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK!



Bu ay hepimiz bir sürü olumsuz olay, ölümler, kazalar vb. sıkıcı olaylar duyduk, gördük, okuduk. Sanki belalar yakamızı bırakmıyormuş gibi geldi ve hepimiz kendimizi sorgularken bulduk.
Kimilerimiz “ya bunlar benim de başıma gelirse” dedi, kimilerimiz “hadi toplu dualara başlayalım” dedi. Kimimiz daha çok kişisel gelişim konularına ağırlık verdi kimimiz de belki isyan etmeyi seçti. Ama aslında bence, iyi veya kötü bütün bu olaylar ruhumuzuUYANDIRMAK içindi!
Evren bize aslında bıyık altından diyor ki, bu olaylar olmadan evvel neredeydiniz? neden benle konuşmuyorsunuz? neden ruhunuzu duymuyorsunuz? neden etrafınızdakileri önemsemiyor paylaşmıyorsunuz? neden af etmiyorsunuz? neden sevmiyorsunuz?
Ben size bu felaketleri gösterince mi uyanıyorsunuz? VALLA NE DESE HAKLI! 
Bende bundan yola çıkarak kişisel gelişim organizasyonlarını araştırıp sizler için yararlı olan bir tanesini önermek ve tanıtmak istedim. Çünkü belkide bu süreçte ihtiyacınız olan şey TAM DA BUDUR!
Kişisel & Organizasyonel Gelişim ve Enerji Uzmanı Yeliz Rüzgar çok güzel bir işe soyundu. Dünyaca ünlü  “Koçluğun babası olarak anılan – Tony Robbins” eğitimlerine50 TÜRK katılımcıyı götürmeyi hedefliyor.
Bu eğitim, hem çok ucuz hemde çok kapsamlı bende merak ettim bu işin sırrı nedir diye sordum. Yeliz Rüzgar da tek tek anlattı :)
* Yeliz Rüzgar kısaca kimdir? 
Yeliz Rüzgar merkez ofisi Los Angeles, Kaliforniya’da bulunan YR International Koçluk ve Danışmanlık firmasının kurucusu ve Anthony Robbins Türkiye organizasyonun lideridir. Ünlülerin Ayurveda Guru”su Deepak Chopra, Yaşam Koçluğunun Yaratıcısı” Anthony Robbins ve “NLP’nin Kurucusu” Richard Bandler ile egitimlerini tamamlamakla kalmayıp beraber projelere imza atan - Tom Hanks, Julia Roberts, Madonna, Gwyneth Paltrow ve Joe Pesci’nin spiritüel ve holistik danışmanlarıyla birlikte çalışan, 
-        Okan Bayülgen,
-        Seray Sever,
-        Şahan Gökbakar,
-        Selçuk Yöntem,
-        Ragıp Savaş,
-        Nilgün Belgün gibi isimlerle enerji çalışmaları yapan
kişisel ve organizasyonel gelişim ve enerji uzmanıdır.
* Çalışmalarından kısaca bahseder misin?
Kişisel & Organizasyonel Gelişim ve Enerji Uzmanı Yeliz Rüzgar,
-        2007’den bu yana;
-        Amerika Birleşik Devletleri’nde da Los Angeles, San Diego, Las Vegas ve New York’ta;
-        Türkiye’deyse İstanbul, Ankara, Eskişehir, Bursa, İzmir ve Gaziantep’te
-        Yüzlerce insanın hayatını dönüştüren INSPIRE.ENERGIZE.TRANSFORM “workshop” larını hem kişisel gelişim merkezlerinde hem de kurumlarda yapmaktadır. Senede sadece 4 adet koçluk için danışan almaktadır. 2013 icin bu sayı şimdiden dolmuştur. 
* Yeliz Rüzgar bildiğim kadarı ile zaten Tony Robbins tanışmadan evvelde yaşam koçluğu yapıyordu,  yaşam koçluğu yaparken neden böyle bir eğitim almak istediğini kısaca alabilir miyiz? 
1996 yılında NLP ile tanıştım, bu dönemde Gestalt Terapi, Psikodrama, Aile Dizimi derken kendimi bu kavramların en derin çalışmalarının yapildigi yer Kalifornia ya da buldum. Son 10 senedir de orada yasiyor ve çalışmalarıma devam ediyorum.
Los Angeles’a yerleştiğim ilk sene Tony Robbins organizasyonlarına katılmış ve hayatı tamamen değişmiş bir kız ile tanıştım. Hadi sende gel 4 günlük “İçindeki Devi Uyandır” eğitimine dedi. Önce çok direndim. Richard Bandler, Tad James, Hypnosis Motivation Institute gibi yerlerden birden fazla kez NLP Eğitmenin Eğitimi çalışmalarını yaptığımdan neden Tony Robbins’e gitmem gerektigin bir türlü anlayamamıştım. Fark ettim ki eventlerine katılmadan Tony Robbins’e karşı bir ön yargım vardı. Ve biliyorum ki şayet bir “yargı” var ise muhakkak kendim ile değiştirmem ve fark etmem gereken bir süreç vardır diyerek Atlanta’ya uçtum bu ilk gününde ateş üzerinde yürünen 4 günlük eğitime katılmak için. Hemde finansal olarak en sıkışık olduğum dönemde… 
Bu eğitimi almak istememin nedeni kendime ve işime yatırım yapmak, Tony Robbins gibi “Koçluğun Babası” olarak anılan bir lideri canlı görmek ve ileride yapacağım eğitimler için nasıl bir sistem oluşturduğunu görmek içindi. 

* İnsanlar, bu kadar çok eğitim varken neden Tony Robbins eğitimlerini seçsin? 
Katıldığım ilk “İçindeki Devi Uyandır” organizasyonunda öğrendim ki, her hangi bir Tony eğitimine katılımcı olarak yer alan bir kişi, ömrü boyunca istediği her an katıldığı o eğitime ücretsiz olarak tekrar katılma şansına sahip! Hemde başkalarının yaşamlarının dönüşümüne asistanlık ederek! Yani siz bir eğitim satın almıyorsunuz, ömür boyu sürecek olan bir yatırım yapıyorsunuz.
Tony Robbins “Koçluğun babası” olarak anılıyor ve bugüne kadar seminerlerine 3 milyonun üzerinde kişi katılmış. Çalışma ve metotlarından tüm dünyada 100 milletten 35 milyonun üzerinde insan faydalanmış. Şu anda dünyada 40 milyon kişinin hayatına dokunmuş ve dönüşümün yolunu açmış başka bir eğitmen yok. Micheal Dell, Donald Trump, Anthony Hopkins, Quincy Jones, Donna Karan, Oprah, Micheal Jordon, Serena Williams gibi dallarında lider olan kişiler ile çalışmış, hayatlarının dönüm noktalarında onlara koçluk ederek, yaşamlarını bir sonraki seviyeye çıkarmış. American Express dünya uzerinde kişisel ve iş yaşamınızı, özellikle bu ekonomik kriz döneminde, dönüşüme uğratabilecek 6 kişiden biri Tony Robbins dir diyor.
Ve ben alanlarında EN İYİ olan ile çalışmayı severim, Tony Robbins de bunlardan biri!










* Aldığın bu eğitim sana ve hayatına neler kattı?
Aldığım eğitimden daha çok, ikinici kez asistanlık yapmaya gittiğimde hayatım kökten değişti. İMKANSIZ diye bir şey olmadığını, gerçek engellerin dışarıda değil, zihnimizin içinde olduğunu ayakları olmayan Avustralyalı bir kıza ateş üzerinde yürümesi icin asiste ettigimde deneyimledim.




















Tony Robbins, bilgi olarak zihnim ile öğrendiğim tüm kişisel gelişim kavramlarını, fiziksel hayatta deneyime dönüştürüp, içselleştirmeme fırsat sağladı. Yaşam Benim İçin bir daha asla aynı olmadı ve şimdi bunu başkalarının deneyimlemesi icin bir misyon edindim, Tony Robbins egitimlerine gruplar goturerek gerceklestiriyorum bu misyonu. Bu egitime gidemeyenlere de Inspire.Energize.Transform isimli workshoplar düzenleyip en öz bilgilerini paylaşıyorum.
















Röportajın geri kalanı için tıklayınız 

http://www.lapetitedolly.com/archives/1054



18 Şubat 2013 Pazartesi

KALBİM SENİNLE DİYEN “SONSUZ ÖĞRENCİ IRMAK ÜNAL” İLE RUHUNU KONUŞTUK!


Bebek ve çocuklarda kalp sağlığına dikkat çekmek için bu yıl Çocuk Kalp Vakfı desteği ile ikincisi hayata geçirilen “Kalbim Seninle” sosyal sorumluluk projesi için, 37 ünlü isim objektif karşısına geçti, çekilen fotoğraflar 12-24 Şubat arasında Forum İstanbul Alışveriş ve Yaşam Merkezi’nde sergilenecek.
Proje yapımcılığı ve sanat yönetmenliğini Selçuk Kaya’nın üstlendiği sosyal sorumluluk projesinin fotoğrafları, fotoğraf sanatçısı Merve Hasman tarafından çekildi.
Proje kapsamında, Türkiye’nin çeşitli şehirlerinden belirlenecek 10 çocuk, Çocuk Kalp Vakfı’nın katkılarıyla ameliyat edilip sağlığına kavuşturulacak.
37 ünlü isimden biri de “IRMAK ÜNAL” dı.
Ne mutlu bana ki, kendine ‘sonsuz öğrenci’ diyen bu harika kadını çok yakın bir zamanda tanıma şansına eriştim. 
Kendine ‘sonsuz öğrenci’ diyen Irmak Ünal’a aşkı, anneliği, misyonunu, stilini yani kısacası RUHUNU sorduk oda tüm samimiyeti ile yanıtladı.



21 Ocak 2013 Pazartesi

SİZLERİ BEKLİYORUM!

2013 yeniliklerin ilklerin senesi olsun dedim.
Kendime yepyeni taptaze eğlenceli renkli daha kapsamlı bir site yaptım :)

HEPİNİZİ ORAYA BEKLİYORUM 

17 Ocak 2013 Perşembe

Kendi Beyazını buldun mu?



Beyaz...

Ne saf, ne temiz, ne güzel bir renktir.

Bu sene Beyaz rengi, hem podyumları hemde sokak modasını ele geçirmiş durumda. Paltodan pantolona, ayakkabıdan çantaya kadar bembeyaz olmak
"IN" bir durum.

Peki madem öyle o zaman Beyazın artıları neymiş ona bakalım.

* Her tene uyum sağlayan bir renktir.
* Birlikte kullanıldığı renklerin de güç ve etkisini artırır.
* Zamansız bir renk olduğu için de, gardıropların vazgeçilmezidir.

O zaman hadi kendi BEYAZ'INIZI bulmaya :)))







16 Ocak 2013 Çarşamba

Fularsız la petite, la petite siz fular olmazzz :)





Kendimi bildim bileli eşarp, fular, şal, atkı biriktiririm.
Önce babaanneminkileri çekmecesinden yürütmekle başlayıp. Sonra anneminkileri takarak sonrasında da kendiminkileri biriktirerek geçen yıllar.

Babaannem için bu bir kültür, bu bir gusto, bu bir stil işiydi. Renk renk desen desen özenle seçilmiş modeller. O kıyafetine uygun olanı taktıkça benim hevesim daha da artardı.

Tabii ki ben 12/13 yaşlarında taktığım zaman, hayırdır boğazın mı ağrıyor? veya 'o nedir ya babaannem gibi olmuşsun' gibi eleştirilere çok maruz kaldım ama fark etmez ben kendimi o kadar mutlu hissederdim ki hiç bir şeyin önemi yoktu.

Cebimde son param kalsa bile yine fular, yine eşarp, yine şal derim de başka şey demem :)

Hazreti google da araştırırken bu 40 bağlama çeşidini buldum ve sizlerle paylaşmak istedim. Bunları uygulayın güzelliğinize güzellik katın diye...












13 Ocak 2013 Pazar

Osmanbey'in olmazsa olmazı "KAKTÜS AYAKKABI"


İstanbullu olmak...

Evet İstanbullu olmak gibi aslında; Çarşılı, Modalı, Nişantaşılı, Fatihli, Bakırköylü, Caddeli olmak gibi kavramlar var.
Ben de neredeyse bütün yaşamımı Osmanbeyli olarak geçirdim.

Herkesin çocuğu kendine en güzeldir ya, bence doğduğun büyüdüğün semtte o kişiye en güzel gelen semttir. Bir sürü anının biriktiği, her köşede acı tatlı bir yaşanmışlığın olduğu, esnafla göz göze gelip tatlı bir gülümseme, aynı bakkal amca, aynı gazete bayi, aynı terzi usta ve cebinde para çıkışmasa bile sana kredi verecek bir sürü candan insan.

Gece geç vakit metrodan/otobüsten indiğin zaman bile, içinde bir güven olur. Bana bir şey olsa mutlaka esnaftan biri beni kollar diye. Ne güzeldir aslında insanlarla BİR olup yaşamak.

Kaktüs ayakkabıda işte onlardan biridir benim için, Osmanbeyin olmaz ise olmaz ayakkabıcısı. 
1996 da; Osmanbeyli kadınların hayatına hızlı bir giriş yapıp, günden güne güçlülüğünü ve başarısını bizlere kanıtlayıp, enerjisi ile semtimizden taşmayı başaran bir markadır.
Zengin modelleri, vizyonerliği, üstün kalite anlayışı, rahatlığı, tasarımları, müşterisi ile kurduğu empatisi ve yeniliğe olan katkıları ile müşterilerine daima fark yarattırmıştır.

Bu hafta çaylarını içmek için gittiğim de, mağazada bir de ne göreyim. 
SÜPER  İNDİRİM başlamış. 59 TL DEN BAŞLAYAN FİYATLARLA!
Allahım bu fırsat kaçar mı dedim ve hemen sizlere yazmaya karar verdim.

Hem fotoğraf çektim, hemde onları daha yakından tanımanız için sorularımı yönelttim :)


* Ayakkabıların yüzde kaçı sizin imalatınız? Kullanılan malzemeler nelerdir?

%80 bizim imalatımız. Kullanılan malzemeler modeline göre suni deri, hakiki deri ve tekstil ağırlıklıdır.

* Ayakkabı modellerine sezon başında nasıl karar veriyorsunuz? Neye göre?

Sezonun tekstil trendlerine göz önüne alıp yurt dışı  yurt içi ayakkabı ve tekstil fuarlarını takip ettikten sonra karar veriyoruz.

* Bu sezon en cok satılan ayakkabı/ayakkabılar hangileri?

Genelde bu sezon ağırlık olarak dolgu ve maskülen modeller daha ön plandaydı kışında getirmiş olduğu hava şartları insanları biraz daha rahat modeller seçmeye zorladı. Bu nedenle düz dolgu modeller bayanların vazgeçilmezi oldu diyebiliriz. 
Ama şıklığından ödün vermeyen ve her zaman daha çekici olmak için giyinen bayanlar ise topuklu ve platformlu modellerden  vazgeçmeyerek şıklığına devam ettiler.

* Kaktüs ayakkabı ekibi; deneyimleri, müşterileri ile olan rahat iletişimi ve empatileri sayesinde kapıdan giren müşterinin kişiliğini ve fiziksel ayrıntılarını göz önünde bulundurmadan ayakkabı satmayı etik bulmuyorlar :)
Bu bakış açılarını senelerdir bildiğim için onlara sordum, bana bu konu ile ilgili bir kaç örnek verebilir misiniz?

İnce topuk platformlu ayakkabı ile dükkana gelen kadın:
Moda tutkunu kendini bulutların üstünde hisseden wamp kadın olabilir.

Flat taban ayakkabı ile dükkana gelen kadın:
Rahatına düşkün ama şıklığını düz tabanda da göstermesini bilen maskülen kadın olabilir.

Dolgu taban ayakkabı ile dükkana gelen kadın: 
Kendinden emin wamp hemde maskülen şıklığı bir arada kullanan kadın olabilir.

* Bu arada, Hadise "Aşk Kaç Beden Giyer" klibinde "Kaktüs" ayakkabıyı tercih etti bildiğim kadarı ile onun hikayesini kısaca alabilir miyim?

Trendyol da uzun bir süre butiğimiz olmuştu ve o sıralar Hadise Trendyol'un reklam yüzüydü. Kaktüs ayakkabılarla farklı kostümler giyip çekimler yapmıştı ve o arada aşk kaç beden giyer klibinde bu ayakkabıyı giyerek klip çekti.








la petite Kaktüs ayakkabıyı talan edecek, kaçın la petite geliyorrr :)





















Başta Kenan olmak üzere bütün ekibe teşekkürler...



Adres : Halaskargazi cad. No:114/A Osmanbey 
Telefon : 0212 241 08 88

Facebook ta geri kalan modelleri görün ve takip edin derim :)